İŞ HİJYENİ ÖLÇÜMLERİ
İŞ HİJYENİ ÖLÇÜMLERİ NEDİR?

CE belgesi ürün veya ürünlere belli kriterlere, testlere göre verilen belgedir. CE belgesi Avrupa kalite belgesidir. Avrupa’nın ithal ettiği ürünlerin sağlığa zararlı olup olmadığı, kaliteye uygun olup olmadığının belgesidir. Bu işarete sahip olmayan ürünler Avrupa Birliği sınırları içerisine giremez. Gerekli mevzuat uyumu tamamlandıktan sonra bile bu işarete sahip olmayan ürünlerin iç piyasaya da sunulması mümkün değildir.

1) Termal Konfor Ölçümü

PPD: PMV değeri kullanılarak ortamdaki insanların yüzde kaçının ısıl ortamdan memnuniyetsizlik oranını ortaya koyan indekstir. Bir kişinin vücut ısısı; termal nötral olsa bile, vücudun bir bölümü, yerel termal konforsuz şartlarda rahatsızlık hissedebilir.

PMV: Isıl konfora etkiyen kişisel ve çevresel faktörlerin bileşenlerinin matematiksel olarak ifade edildiği değerdir. Bir ortamda bulunan insanların ortamı nasıl algıladığı ile ilgili bir parametredir.

Kişinin maruz kaldığı ısı baskısını gösteren deneysel indeks.

2) Toz Ölçümü

Toz Ölçümü

Toz, tanecik büyüklüğü 300 mikronun altında olan katı taneciklere denir. Hava veya başka bir gaz içinde karışım halinde bulunur. Toz ölçümü, iş sağlığı ve güvenliği açısından ortaya çıkabilecek risklerin önlenebilmesi amacıyla yapılan isg ortam ölçümlerindendir.

İşyerlerinde tozun olumsuz etkilerinden korunmak ve tozla mücadele etmek için toz ölçümü yapılmalıdır.

Toz ölçümleri, çalışanların sağlığını tehdit eden bu partiküllerin tespit ve değerlendirilmesi için yapılır. 6331 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve toz yönetmeliği ile zorunlu kılınmıştır.

Toz Ölçümü Nerelerde Yapılır?

Açık ve kapalı madenlerde, talaşlı imalathanelerde, mobilya dekorasyon işletmelerinde, cam seramik taş obje üretimlerinde, kimya ve ilaç endüstrisinde, kesme zımparalama parlatma ve kumlama işlemlerinde, dökümhanelerde toz ölçümleri yapılmalıdır.

Çalışan sağlığına etkileri açısından tozların çeşitleri:

Fibrojenik tozlar: Silikoz, aspestoz gibi pnömokonyoza sebep olan tozlardır.

Toksik (zehirli) tozlar: Akut veya kronik zehirlenmeye sebep olan tozlardır. Bunlar kurşun, krom, kadbiyum, mangan, vanadyum gibi ağır metal tozlarıdır.

Kanserojen tozlar: Kansere sebep olan tozlardır. Bunlar asbest, arsenik, berilyum, kromatlar, nikel tozları gibi tozlardır.

Radyaktif tozlar: Bunlar çok sayıda olmakla beraber en önemlileri uranyum, seryum, zirkonyum bileşikleri, trityum ve radyum tuzlarıdır.

Alerji yapan (alerjen) tozlar: Bunlar bazı insanlarda allerji yapan, astım ve egzama gibi hastalıklara sebep olan tozlardır.

İnert tozlar: Akciğerlerde birikebilen, fakat herhangi bir hastalık yapmayan tozlardır.

Toz Ölçümü

Toz, tanecik büyüklüğü 300 mikronun altında olan katı taneciklere denir. Hava veya başka bir gaz içinde karışım halinde bulunur. Toz ölçümü, iş sağlığı ve güvenliği açısından ortaya çıkabilecek risklerin önlenebilmesi amacıyla yapılan isg ortam ölçümlerindendir.

İşyerlerinde tozun olumsuz etkilerinden korunmak ve tozla mücadele etmek için toz ölçümü yapılmalıdır.

Toz ölçümleri, çalışanların sağlığını tehdit eden bu partiküllerin tespit ve değerlendirilmesi için yapılır. 6331 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve toz yönetmeliği ile zorunlu kılınmıştır.

Toz Ölçümü Nerelerde Yapılır?

Açık ve kapalı madenlerde, talaşlı imalathanelerde, mobilya dekorasyon işletmelerinde, cam seramik taş obje üretimlerinde, kimya ve ilaç endüstrisinde, kesme zımparalama parlatma ve kumlama işlemlerinde, dökümhanelerde toz ölçümleri yapılmalıdır.

Çalışan sağlığına etkileri açısından tozların çeşitleri:

Fibrojenik tozlar: Silikoz, aspestoz gibi pnömokonyoza sebep olan tozlardır.

Toksik (zehirli) tozlar: Akut veya kronik zehirlenmeye sebep olan tozlardır. Bunlar kurşun, krom, kadbiyum, mangan, vanadyum gibi ağır metal tozlarıdır.

Kanserojen tozlar: Kansere sebep olan tozlardır. Bunlar asbest, arsenik, berilyum, kromatlar, nikel tozları gibi tozlardır.

Radyoaktif tozlar: Bunlar çok sayıda olmakla beraber en önemlileri uranyum, seryum, zirkonyum bileşikleri, trityum ve radyum tuzlarıdır.

Alerji yapan (alerjen) tozlar: Bunlar bazı insanlarda allerji yapan, astım ve egzama gibi hastalıklara sebep olan tozlardır.

İnert tozlar: Akciğerlerde birikebilen, fakat herhangi bir hastalık yapmayan tozlardır.

3) Gaz Ölçümü

İş Hijyen Ölçümleri içerisinde kimyasal maddelere maruziyet ile oluşabilecek meslek hastalıkların önüne geçmek ve kimyasal maddelerden kaynaklı risklere karşı gerekli tedbirlerin alınması açısından Gaz Ölçümü iş sağlığı ve güvenliği açısından önemli bir konudur.

İşyeri gaz ölçümü yapılacak bölümlerde kullanılan kimyasal maddelerin malzeme güvenlik formları (MSDS) incelenerek muhtemel olası gazların doğru belirlenmesi gereklidir.

İşyerinde çalışma ortamında kimyasal etkenler bakımından değerlendirmede ilk adım; uygulanılan işlem ve kuşkulanılan tehlikeli etkenlerin saptanmasıdır. Daha sonra bunların özellikleri tanımlanarak maruziyetin niteliği belirlenir.

Tehlikeli etkenlerin düzeyleri; bir çok kimyasal madde ve partikül için hava numunesi alınması ve analizleri gibi farklı bir çok teknikler veya yöntemler kullanılarak nitelik ve nicelik olarak belirlenir. Kimyasal ortam ölçümlerinde çoklu gaz ölçer ile ortamdan alınan numune örneği laboratuvarda enstrümental veya gravimetrik analizler doğrultusunda çalışılır.

4) Aydınlatma Ölçümü

İş yerlerinde güvenli bir çalışma ortamı sağlanmasında, görsel işlerin kolaylıkla yapılmasında ve uygun bir görüş alanı oluşturulmasında en önemli faktörlerden biri aydınlatmadır. Güvenli çalışma ortamının sağlanması en önemli önceliklerden biridir ve iş güvenliği koşullarının iyileştirilmesi işyerindeki tehlikelerin görünür kılınması ile sağlanacaktır. Aydınlatmanın görsel etkisinin yanında çalışanın kendini iyi hissetmesi, moralinin yüksek olması ve yorgunluk hissetmemesi gibi biyolojik ve psikolojik etkileri de bulunmaktadır. İşyerlerinde aydınlatma iş verimini de çok büyük ölçüde etkilemektedir. Aydınlatma öncelikle, yapılan iş ve işlemlerde tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. İş sağlığı ve güvenliği açısından ise aydınlatmanın işin uygulanan kalite standartlarının gerektirdiği şekilde yapılmasını ve hata oranlarının azaltılmasını sağlamasının yanında iş kazalarının önlenmesinde de büyük bir etkisi bulunmaktadır.

Aydınlatma şiddeti ve işyerindeki dağılımının çalışanın görsel bir işi ne kadar hızlı, güvenli ve rahat algılayıp gerçekleştirdiğinde büyük bir etkisi vardır. Aydınlatma şiddeti arttıkça yapılan işin ince detaylarının fark edilmesi o kadar kolay olmaktadır. Bu konuda yapılan çalışmalar, yüksek aydınlatma şiddetinin konsantrasyon ve motivasyonunun artmasına ve bunun çalışanın performansının %50 oranında artmasına sebep olduğunu göstermektedir. Çalışanın hata yapma oranı azaldığı için, yüksek aydınlatma şiddeti olan işyerlerinde iş kazaları da azalmaktadır. İş kazalarının büyük bir oranı aydınlatma şiddetinin 200 lüks den az olduğu işyerlerinde gerçekleşmektedir.

5) Gürültü Ölçümleri

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 28 Temmuz 2013 tarihinde 28721 sayılı ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK yayınlamıştır. Yönetmelik 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki işyerlerinde uygulanmaktadır. Gürültü Ölçümleri TS 2607 ISO 1999:2005 Akustik, İş yerinde maruz kalınan gürültünün tayini yapılmaktadır.

 

Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri

Gürültü herkesi etkileyen bir sorundur. Yüksek gürültü seviyesi olan ortamlarda, uzun süre bulunan kişilerde, kalıcı işitme eşiği değişimleri olduğu bir çok araştırmacı tarafından saptanmıştır. Daha düşük seviyeler ya da kısa süreli etkilenmelerde, işitme duyusuna yönelik belirgin bir zararın saptanması çok kolay olmasa da, gürültünün insan sağlığı, davranış biçimi ve mutluluğu üzerindeki olumsuz etkileri belirlenebilmektedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 1996 yılında yayımlanan bir raporda aşağıdaki tabloda verilen tespitler elde edilmiştir.

Gürültünün Fiziksel Etkileri

Gürültünün işitme duyusunda oluşturduğu olumsuz etkilerdir. Geçici ve kalıcı olarak iki bölümde incelenebilir. Geçici etkilerin en çok karşılaşılanı geçici işitme esiği kayması ve duyma yorulması olarak bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıptır. Etkilenmenin çok fazla olduğu ve işitme sisteminin eski özelliklerine kavuşmada tekrar gürültüden etkilendiği durumlarda işitme kaybı kalıcı olmaktadır.

Gürültünün Fizyolojik Etkileri

Bunlar insan vücudunda oluşan değişikliklerdir. Başlıca fizyolojik etkiler; kas gerilmeleri, stres, kan basıncında artış, kalp atışlarının ve kan dolaşımının değişmesi, göz bebeği büyümesi, solunum hızlanması, dolaşım bozuklukları ve ani reflekslerdir.

Gürültünün Psikolojik Etkileri

Gürültünün psikolojik etkilerinin basında ise; sinir bozukluğu, korku, rahatsızlık, tedirginlik, yorgunluk ve zihinsel etkilerde yavaşlama gelir. Ani olarak yükselen gürültü düzeyi insanlarda korku oluşturabilmektedir. Psikoteknik Merkezlerin Ruhsat Başvurusu için gerekli olan; test odasının 25-35 dB arası olduğunu gösterir ses ölçüm raporlaması laboratuvarımızca gerçekleştirilmektedir.

Gürültünün Performans Üzerine Etkileri

Gürültünün is verimini azaltması ve işitilen seslerin anlaşılmaması gibi görülen etkileridir. Konuşmanın algılanabilmesi ve anlaşılabilmesi türünden fonksiyonların engellenmesi, büyük ölçüde arka plan gürültüsünün düzeyi ile ilgilidir. Gürültünün is verimliliği ve üretkenlik ile ilgili etkileri konusunda yapılan çalışmalar karmaşık islerin yapıldığı ortamın sessiz, basit islerin yapıldığı ortamların ise biraz gürültülü olması gerektirdiğini göster mistir. Özetle ortamda belli bir iş ya da fonksiyon için belirlenen arka plan gürültüsünün fazla olması durumunda is verimliliği düşmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 28 Temmuz 2013 tarihinde 28721 sayılı ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK yayınlamıştır. Yönetmelik 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki işyerlerinde uygulanmaktadır. Gürültü Ölçümleri TS 2607 ISO 1999:2005 Akustik, İş yerinde maruz kalınan gürültünün tayini yapılmaktadır.

Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri

Gürültü herkesi etkileyen bir sorundur. Yüksek gürültü seviyesi olan ortamlarda, uzun süre bulunan kişilerde, kalıcı işitme eşiği değişimleri olduğu birçok araştırmacı tarafından saptanmıştır. Daha düşük seviyeler ya da kısa süreli etkilenmelerde, işitme duyusuna yönelik belirgin bir zararın saptanması çok kolay olmasa da, gürültünün insan sağlığı, davranış biçimi ve mutluluğu üzerindeki olumsuz etkileri belirlenebilmektedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 1996 yılında yayımlanan bir raporda aşağıdaki tabloda verilen tespitler elde edilmiştir.

Gürültünün Fiziksel Etkileri

Gürültünün işitme duyusunda oluşturduğu olumsuz etkilerdir. Geçici ve kalıcı olarak iki bölümde incelenebilir. Geçici etkilerin en çok karşılaşılanı geçici işitme esiği kayması ve duyma yorulması olarak bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıptır. Etkilenmenin çok fazla olduğu ve işitme sisteminin eski özelliklerine kavuşmada tekrar gürültüden etkilendiği durumlarda işitme kaybı kalıcı olmaktadır.

Gürültünün Fizyolojik Etkileri

Bunlar insan vücudunda oluşan değişikliklerdir. Başlıca fizyolojik etkiler; kas gerilmeleri, stres, kan basıncında artış, kalp atışlarının ve kan dolaşımının değişmesi, göz bebeği büyümesi, solunum hızlanması, dolaşım bozuklukları ve ani reflekslerdir.

Gürültünün Psikolojik Etkileri

Gürültünün psikolojik etkilerinin basında ise; sinir bozukluğu, korku, rahatsızlık, tedirginlik, yorgunluk ve zihinsel etkilerde yavaşlama gelir. Ani olarak yükselen gürültü düzeyi insanlarda korku oluşturabilmektedir. Psikoteknik Merkezlerin Ruhsat Başvurusu için gerekli olan; test odasının 25-35 dB arası olduğunu gösterir ses ölçüm raporlaması laboratuvarımızca gerçekleştirilmektedir.

Gürültünün Performans Üzerine Etkileri

Gürültünün is verimini azaltması ve işitilen seslerin anlaşılmaması gibi görülen etkileridir. Konuşmanın algılanabilmesi ve anlaşılabilmesi türünden fonksiyonların engellenmesi, büyük ölçüde arka plan gürültüsünün düzeyi ile ilgilidir. Gürültünün is verimliliği ve üretkenlik ile ilgili etkileri konusunda yapılan çalışmalar karmaşık islerin yapıldığı ortamın sessiz, basit islerin yapıldığı ortamların ise biraz gürültülü olması gerektirdiğini göster mistir. Özetle ortamda belli bir iş ya da fonksiyon için belirlenen arka plan gürültüsünün fazla olması durumunda is verimliliği düşmektedir.

6) Titreşim Ölçümü

2013 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından,

Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik çıkarılmıştır. Bu yönetmelik, çalışanların mekanik titreşime maruz kalmaları ile vücutlarında oluşan sağlık ve güvenlik risklerinden korunmalarını hedeflemektedir. Bu yönetmelik hazırlanırken Avrupa Birliği tarafından çıkarılan 2002/44/EC sayılı direktif esas alınmıştır.

Sözü edilen yönetmeliğin Maruziyet Sınır Değerleri ve Maruziyet Eylem Değerleri başlıklı maddesine göre işletmelerde dikkate alınması gereken değerler şu şekildedir:

El ve kol titreşimi için,

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet sınır değeri 5 m/s2

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet eylem değeri 2,5 m/s2

Bütün vücut titreşimi için,

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet sınır değeri 1,15 m/s2

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet eylem değeri 0,5 m/s2

Bu kriterlerde geçen maruziyet sınır değeri ve maruziyet eylem değeri şu anlama gelmektedir:

Maruziyet eylem değeri, aşıldığı takdirde çalışanın bu yüzden zarar göreceği risklerin kontrol altına alınmasını gerektiren değeridir.

Maruziyet sınır değeri ise, çalışanların kesinlikle bu ğderein üzerinde maruz kalmamaları gereken değerdir.

Akredite laboratuvarlar tarafından kişisel maruziyet ölçümleri çerçevesinde titreşim ölçümleri yapılırken yukarıda sözü edilen yönetmelikte yer alan sınırlara ve bu konuda yayınlanmış standartlara uyulmaktadır. Bu standartlardan birkaçı şu şekildedir:

TS EN ISO 5349-1 Mekanik titreşim – Kişilerin maruz kaldığı elle iletilen titreşimin ölçülmesi ve değerlendirilmesi – Bölüm 1: Genel kurallar

TS EN ISO 5349-2 Mekanik titreşim – Kişilerin maruz kaldığı, elden vücuda iletilen titreşimin ölçülmesi ve değerlendirilmesi – Bölüm 2: İş yerlerinde ölçme yapmak için pratik kılavuz

Sigmacert Global, faaliyetlerinde ayrıca TS EN ISO/IEC 17025 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Şartlar standardına uygun hareket etmektedir.

2013 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından,

Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik çıkarılmıştır. Bu yönetmelik, çalışanların mekanik titreşime maruz kalmaları ile vücutlarında oluşan sağlık ve güvenlik risklerinden korunmalarını hedeflemektedir. Bu yönetmelik hazırlanırken Avrupa Birliği tarafından çıkarılan 2002/44/EC sayılı direktif esas alınmıştır.

Sözü edilen yönetmeliğin Maruziyet Sınır Değerleri ve Maruziyet Eylem Değerleri başlıklı maddesine göre işletmelerde dikkate alınması gereken değerler şu şekildedir:

El ve kol titreşimi için,

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet sınır değeri 5 m/s2

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet eylem değeri 2,5 m/s2

Bütün vücut titreşimi için,

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet sınır değeri 1,15 m/s2

  • Sekiz saatlik çalışma süresinde günlük maruziyet eylem değeri 0,5 m/s2

Bu kriterlerde geçen maruziyet sınır değeri ve maruziyet eylem değeri şu anlama gelmektedir:

Maruziyet eylem değeri, aşıldığı takdirde çalışanın bu yüzden zarar göreceği risklerin kontrol altına alınmasını gerektiren değeridir.

Maruziyet sınır değeri ise, çalışanların kesinlikle bu ğderein üzerinde maruz kalmamaları gereken değerdir.

Akredite laboratuvarlar tarafından kişisel maruziyet ölçümleri çerçevesinde titreşim ölçümleri yapılırken yukarıda sözü edilen yönetmelikte yer alan sınırlara ve bu konuda yayınlanmış standartlara uyulmaktadır. Bu standartlardan birkaçı şu şekildedir:

TS EN ISO 5349-1 Mekanik titreşim – Kişilerin maruz kaldığı elle iletilen titreşimin ölçülmesi ve değerlendirilmesi – Bölüm 1: Genel kurallar

TS EN ISO 5349-2 Mekanik titreşim – Kişilerin maruz kaldığı, elden vücuda iletilen titreşimin ölçülmesi ve değerlendirilmesi – Bölüm 2: İş yerlerinde ölçme yapmak için pratik kılavuz

Sigmacert Global, faaliyetlerinde ayrıca TS EN ISO/IEC 17025 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Şartlar standardına uygun hareket etmektedir.

TOP